KİŞİNİN HATIRASINA HAKARET SUÇU

Kişinin hatırasına hakaret suçu, 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’nun 8. bölümünde şerefe karşı suçlar başlığı altında 130. Maddede düzenlenmiştir.

Kapsamı

Bu maddeye konu suçlar şikâyete tabi suçlardandır. Kanun maddesinde ‘bir kimsenin öldükten sonra hatırasına en az üç kişiyle ihtilat ederek hakaret eden kişi cezalandırılmaktadır’ demektedir. En az üç kişiyle ihtilat etmesinden kasıt, suç fiilini işleyen fail dışında 3 kişinin daha hakarete konu olan suç unsurlarını duyması veya görmesi gerekmektedir. Günümüzde ‘kişinin hatırasına hakaret’ suçu, sosyal medya üzerinden de işlenebilmektedir. Sosyal medya üzerinden işlenen suçlarda ihtilat aranmamaktadır. Sosyal medyada paylaşılan fotoğraf, video, yazı vb. iletiler herkes tarafından yahut takipçiler tarafından görülebildiğinden ‘alenen işlenmiş’ olacaktır.

Cesede karşı sadece bir sözlü saldırı olduğunda kanun hükmünün ilk fıkrası yani TCK 130/1 hükmü uygulanır. Türk Ceza Kanunu madde 130/1’de düzenlenmiş olan kişinin hatırasına hakaret suçu şu şekillerde işlenebilir:

  • Ölenin hatırasına sövme suretiyle hakaret etme (şerefsiz, geri zekâlı, aptal… gibi söylemlerde bulunmak)
  • Ölenin şeref ve saygınlığını zedeleyecek somut bir olgu veya durum isnadı suretiyle hakaret etme (herkesin arkasından konuşurdu, işlerini parayla yaptırırdı… gibi söylemler)
  • Herhangi bir davranışla ölenin hatırasına hakaret etme (ölenin mezar taşına hakaret içeren yazılar yazmak, ölenin mezarına işemek, tükürmek… gibi davranışlar)

Fail, hem sözlü saldırıda bulunmuş hem de ceset hakkında tahkir edici eylemlerde bulunmuşsa daha ağır yaptırım uygulanan TCK 130/2 uyarınca ceza alır. Türk Ceza Kanunu madde 130/2’de düzenlenmiş olan kişinin hatırasına hakaret suçu ise 2 fıkradan birini işlemek suretiyle işlenebilir:

  • Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini bulunduğu yerde alma suretiyle hakaret etme (cesedi mezardan çıkarmak, kemikleri tahrif etmek…)
  • Ceset veya kemikler hakkında aşağılayıcı fiillerde bulunma suretiyle hakaret etme (cesetle cinsel ilişkide bulunma, cesede işemek veya tükürmek...)

Ceset üzerinde kanuni yetki ile adli muayene veya otopsi yapılması gibi durumlar yetkili kişiler ve kurumlarca yapıldığından suç unsuru oluşmamaktadır.

Kişinin Hatırasına Hakaret Suçunun Cezası ne Kadardır?

  • Bir kimsenin öldükten sonra hatırasına hakaret eden kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis veya adlî para cezası ile cezalandırılır. Ceza, hakaretin alenen işlenmesi halinde, altıda biri oranında artırılır (TCK m.130/1). Sosyal medya üzerinden yapılan paylaşımlar alenen işlenmiş sayılmaktadır. Kişinin hatırasına sosyal medya üzerinden hakaret eden kişi TCK m.130/1 hükmü gereği altıda bir oranında arttırılmış ceza alır.
  • Bir ölünün kısmen veya tamamen ceset veya kemiklerini alan veya ceset veya kemikler hakkında tahkir edici fiillerde bulunan kişi, üç aydan iki yıla kadar hapis cezası ile cezalandırılır (TCK m.130/2).

Şikâyetler nereye ve nasıl yapılır? Şikâyet süresi ne kadardır?

Şikâyetler direkt olarak Cumhuriyet Başsavcılığına dilekçe ile yapılmaktadır. Eğer savcılık işlenen fiilin gerçekten hakaret suçunu oluşturduğu yargısına varırsa, mahkeme tarafından failin cezalandırılması ister.

Bu maddeye konu suçlar şikâyete tabi suçlardan olduğundan dolayı failin suçu işlediği tarihten veya fiilin öğrenilmesinden itibaren 6 aylık süre içerisinde Cumhuriyet Başsavcılığına şikâyette bulunulması gerekmektedir.

Kimler bu suça istinaden suç duyurusunda bulunabilir?

Ölen kişinin ikinci dereceye kadar üstsoy(anne, baba, dede…) ve altsoyu(çocukları, torunları), eş veya kardeşleri tarafından şikâyet hakkı kullanılabilir.

Uzlaşmaya tabii midir?

Kamu görevlisine karşı görevinden dolayı işlenen hakaret suçu hariç tüm hakaret türleri uzlaşmaya tabiidir. Uzlaşma suç işlediği konusunda şüphe duyulan kişi ile suçun mağduru arasında bir uzlaştırmacının yardımıyla yapılmaktadır. Bu görüşme ile ilgili tebligatlar önceden taraflara tebliğ edilir. Bu görüşmeden sonuç alınamadığı zaman artık ceza davası aşamasına geçilir.

Hangi mahkeme yetkilidir?

Bu suç kapsamına giren işlerde Asliye Ceza Mahkemeleri yetkilidir. Bu suç kapsamında açılan dava dosyalarında avukat tutma zorunluluğu olmamasına rağmen, yargılama sürecinin bir ceza avukatı vasıtasıyla takip edilmesi tarafların hak kaybı yaşamasını önleyecektir.

Dava zamanaşımı süresi ne kadardır?

Olağan dava zamanaşımı süresi 8 yıldır.

Hükmedilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilebilir mi?

Maddenin 1. fıkrasına giren, ölen kişinin hatırasına hakaret suçunda hükmedilen hapis cezaları adli para cezasına çevrilememektedir. Bunun sebebi adli para cezası bu suçta seçimlik ceza olarak düzenlendiğinden hapis cezasına karar verildikten sonra adli para cezasına hükmedilmesi mümkün değildir. Maddenin 2. fıkrasında düzenlenen, ölünün cesedi veya kemiklerini alma/tahkir etme fiilleri nedeniyle hükmedilecek hapis cezası ise adli para cezasına çevrilebilmektedir.

Ceza ertelenmesi mümkün müdür?

Kişinin hatırasına hakaret suçu nedeniyle hükmedilen hapis cezası hakkında erteleme hükümlerinin uygulanması mümkündür. Cezanın ertelenmesi mahkemenin hükmettiği cezanın cezaevinde infaz edilmesinden şarta bağlı olarak vazgeçilmesi anlamına gelmektedir.

Hakaret Suçunun Basın Tarafından İşlenmesi

  • Kamuoyunu bilgilendirme maksadı ile yapılmış bir haber olması
  • Haberde yer alan bilgilerin gerçek ve güncel olması
  • Söz konusu haberin verilmesinde ve veriliş şeklinde kamunun ilgisinin ve yararının bulunması
  • Haberde yer alan olay veya eleştiri ile olay arasında fikri bir bağlantının varlığı gereklidir.

Yargıtay’ın belirlemiş olduğu bu şartlar dışında basın tarafından yapılan haberler hakaret suçuna vücut vermektedir.

Manevi Tazminat Davası açılabilir mi?

Ceza davasından ayrıca şikâyette bulunun kişiler tarafından hukuk mahkemelerinde manevi zararın giderilmesine yönelik olarak manevi tazminat davası açılabilir. Manevi tazminat davalarında Asliye Hukuk Mahkemeleri görevli ve yetkilidir. Asliye hukuk mahkemelerinde dava süreçlerinin avukat vasıtasıyla takip edilmesi, tarafların hak kaybı yaşamasının önüne geçecektir.

KİŞİNİN HATIRASINA HAKARET SUÇU İLE İLGİLİ EMSAL KARARLAR

Yargıtay 8. Ceza Dairesi Esas: 2017/8753 Karar: 2019/6570 Karar Tarihi: 09.05.2019

“Gereği görüşülüp düşünüldü: 1- Sanık hakkında katılanlar … ve …’a yönelik iftira suçları ile katılan …’a yönelik hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Yapılan yargılamaya, dosya içeriğine, toplanıp karar yerinde gösterilen ve değerlendirilen delillere, oluşa ve mahkemenin soruşturma sonucunda oluşan inanç ve takdirine, suçun oluşumuna ve niteliğine uygun kabul ve uygulamasına, hukuka uygun, yasal ve yeterli olarak açıklanan gerekçeye göre sanığın, kararın usul ve yasaya aykırı olduğuna ve eksik inceleme ile hüküm kurulduğuna yönelik temyiz itirazlarının reddiyle hükümlerin ONANMASINA, 2- Sanık hakkında ölen…’ya yönelik kişinin hatırasına hakaret suçundan kurulan hükme yönelik temyiz incelemesinde; Sanığın eyleminin, TCK.nın 130/1. maddesinde düzenlenen takibi şikayete bağlı suçu oluşturması ve TCK.nın 131/2. maddesinde sayılanların şikayet hakkını kullanmadığının anlaşılması karşısında, TCK.nın 73/4 ve CMK.nın 223/8. maddeleri uyarınca atılı suçtan kamu davasının düşmesine karar verilmesi gerekirken, yargılamaya devamla yazılı şekilde mahkumiyet hükmü kurulması, Yasaya aykırı, sanığın temyiz itirazı bu itibarla yerinde görülmüş olduğundan hükmün bu sebepten dolayı 5320 sayılı Yasanın 8/1. maddesi uyarınca uygulanması gereken 1412 sayılı CMUK.nın 321. maddesi gereğince BOZULMASINA, 09.05.2019 gününde oybirliğiyle karar verildi.

Yargıtay 11.Hukuk Dairesi Esas: 2019/ 4898 Karar: 2020 / 2932 Karar Tarihi: 16.06.2020

Davacı vekili, müvekkillerinin oyuncu ...'ın mirasçıları olduğunu, davalı şirketin oyuncunun filmlerini HD kalitesiyle yeniden yayınlayacağı hususunda reklamlar yaptığını, reklamlar için müvekkillerinin murisinin karikatürize edilmiş, alaycı bir görüntü verilmiş resimlerinin bilboardlarda ve Digitürk'ün web sitesinde gösterildiğini, davalının böylece murisin yüzünü reklam kampanyasında reklam yüzü olarak belirlediğini, dış görüntülerin eser olmasa da FSEK kapsamında korunduğunu, bir kimsenin dış görünüşünün rızasız kullanılamayacağını, resimlerdeki karikatürlerin murisin hatırasına hakaret teşkil ettiğini, ölenin yakınlarının da kişilik haklarının ihlal edildiğini ileri sürerek, davalının gerçekleştirdiği haksız fiil sebebiyle her bir müvekkili için 20.000,00 TL manevi tazminatın, murisin reklam kampanyasında yer almakla elde edeceği gelirin 3 katı oranında maddi tazminata karşılık şimdilik 10.000,00 TL'nin tahsilini talep etmiş, 20/12/2018 tarihli talep arttırım dilekçesi ile maddi tazminat taleplerini 100.000,00 TL'sine yükselttiklerini beyan ederek, bu miktarın dava tarihinden itibaren işleyecek yasal faizi ile davalılardan tahsilini istemiştir.

Yargıtay 4.Ceza Dairesi Esas: 2013/ 39895 Karar: 2014 / 35289 Karar Tarihi: 08.12.2014

Yerel Mahkemece verilen hükümler temyiz edilmekle, başvurunun süresi ve kararın niteliği ile suç tarihine göre, dosya görüşüldü:

Temyiz isteğinin reddi nedenleri bulunmadığından işin esasına geçildi.

Vicdani kanının oluştuğu duruşma sürecini yansıtan tutanaklar belgeler ve gerekçe içeriğine göre yapılan incelemede başkaca nedenler yerinde görülmemiştir.

Ancak,

Sanığın bir sınır uyuşmazlığı nedeniyle çıkan tartışmada yeğeni olan katılan M.. K..'e söylediği “Sen orospu çocuğusun, senin annen kırk kocalı, senin baban F.. değil, senin asıl baban H..'dir” biçimindeki sözler, katılan M.. K..'in onur şeref ve saygınlığını rencide edici nitelikte olduğu gibi, katılan M.. K..'in annesi ve katılan F.. K..'in eşi olan ölü E.. K..'in hatırasına hakaret niteliğindedir. Bu eylem TCK'nın 125/1. ve 130/1. maddelerine uymaktadır.

Tek fiille işlenen bu suçlar bakımından TCK'nın 44. maddesindeki fikri içtima hükmü uyarınca cezası ağır olan suçtan hüküm kurulması gerekirse de, her iki maddede öngörülen cezaların aynı olması, bir suç işleme kararının icrası kapsamında bu suçların işlenmesi, her iki suç bakımından da korunan hukuki yararın aynı olması nedeniyle bu suçların TCK'nın 43. maddesinin uygulanma koşulları içinde yer alan “ Aynı suç” unsuru içinde değerlendirilmesi gereklidir. Buna göre sanık hakkında TCK'nın 125/1-4 maddesi uyarınca belirlenecek cezanın anılan Kanunun 43/2. maddesi uyarınca artırılması gerekirken, yukarıda açıklanan her iki suçtan ayrı ayrı mahkumiyet hükmü kurulması,

Kanuna aykırı ve sanık H.. K.. müdafiinin temyiz nedenleri ile tebliğnamedeki düşünce yerinde görüldüğünden HÜKÜMLERİN BOZULMASINA, yargılamanın bozma öncesi aşamadan başlayarak sürdürülüp sonuçlandırılmak üzere dosyanın esas/hüküm mahkemesine gönderilmesine, 08/12/2014 tarihinde oybirliğiyle karar verildi.

  • Stj. Av. Ceren Tuhan

11 Ocak, 2022

İzmir Avukat, İzmir Avukatları, İzmir Ağır Ceza Avukatları, İzmir Ağır Ceza Avukatı, İzmir Boşanma Avukatı, İzmir Boşanma Avukatları