Bilişim Hukuku Avukatı Kime Denir?

Günümüzde hayatın her alanına giren ve girmeye devam edan teknolojinin kendi hukuk dalını yaratmış olması kaçınılmaz bir sonuç olmuştur. Bilgilerin toplaranak bilgisayar ve benzeri teknolojik aletlerde yüklenilmesi veya kullanılmaya başlanması sonucu bilgi birikimi ve alışveriş ortaya çıkmıştır. Bilişim temelli bu alışveriş sonucu soyut olan bu dünya somutlaşarak farklı sonuçlara yol açmaya başlamıştır. Örneğin, internet ortamında yapılan alışverişler sonucunda yaşanılan kredi kartı veya üründe çıkan problemler, kişilik hak ihlali oluşturacak tecavüzler, internet üzerinden yapılan ihaleler, kamu işlemleri gibi birçok işlem. Bu örnekler çoğalmaya başladıkça aslında her hukuk dalı ile etkileşim içerisinde olan fakat münhasır olarak ayrı bir bilişim hukuku dalının gerekliliği su götürmez bir gerçektir. Bilişim hukuku avukatı, bilgi işlem ve internet dahil olmak üzere bilgi teknolojisi hukuku ile ilgilenir.

BİLİŞİM HUKUKU NEDİR? KAPSAMI NELERDİR?

Bilişim hukuku, internet kullanımı, güvenlik, veri paylaşımı, kişisel bilgilere erişme veya iletişim kurma gibi birçok konuların oluşumu ve sonuçları ile ilgilenmektedir. Temeli, internet hukuku, gizlilik, ifade özgürlüğü gibi kavramların kesişmesi ile oluşan sayısal bilginin paylaşımını konu alan hukuk dalıdır.

Bilişim Hukuku’nun ilgilendiği tüm kategorileri tam olarak belirlemek hukuk dalının kendi değişimi ve gelişiminden kaynaklı olarak mümkün değildir. Fakat bilişim ve teknoloji hukukunda öne çıkan belirli alt başıkları saymak gerekirse:

  • İnternet Hukuku
  • Kişisel Verilerin Korunması Hukuku
  • Elektronik Ticaret Hukuku
  • Bilişim Suçları
  • Siber Güvenlik Hukuku
  • Dijital Kıymetli Evrak Hukuku (E-Çek, E-Bono)
  • Dijital Telif Hukuku: DRM (Sayısal Haklar Yönetimi)
  • Elektronik İmza ve Güven Hizmetleri
  • Elektronik Tebligat, Elektronik Apostil
  • E-Fatura
  • Dijital Tüketici Hukuku
  • Siber İstihbarat
  • E-Devlet: Dijital İdare
  • Online Medya Hukuku (Görsel-İşitsel Hizmetlerin Düzenlenmesi)
  • Dijital Medya Hukuku - Vatandaş Gazeteciliği
  • Elektronik Seçim Sistemleri
  • Bulut Bilişim
  • Blok Zinciri ve Kriptopara

Tüm bu sayılanlar çerçevesinde ana olarak iki başlık altında incelenmektedir:

  1. Bilgi Teknolojisi Hukuku, dijital hale getirilmiş bilgi veya olguların ya da bilgisayar programlarının dağıtılması, bilgi güvenliğinin sağlanması, ticaret konularının düzenlenmesi
  2. İnternet Hukuku, internet kullanımı ve kullanımından kaynaklanan her türlü durumu incelemekttedir. Özellikle özel hayatın gizliliği, e- ticaret, internet erişimi ve kullanımı, ifade özgürlüğü ve kişisel haklara saldırılardır.

Özetlemek gerekirse, teknnolojiyi fakat özelinded bilgi teknolojilerini inceleyen, sayısal bilginin paylaşımı sırasında oluşabilecek sorunlarla ilgilenen hukuk dalı olarak kabul edilmektedir.

Korunması amaçlanan hukuki değer, kişilerin bilgilerinin nakli veya tutulmasının hukuka aykırı olarak yapılması durumundaki her türlü davranıştır.

Bilişim hukukunun en büyük kaynakları belirli kanunlardaki ilgili maddeler dışında “Bilişim standartları” dır. Özellikle ISO standartları, IETF tarafından yayınlanan RFC (Refuest for Comment) doköümanları belirgin önemli kaynaklar arasında sayılmaktadır.

BİLİŞİM SUÇLARI NELERDİR?

Çeşitli teknolojik alet kullanılarak bilişim ortamında işlenen her türlü suç, bu dal içerisinde sınıflandırılmıştır. Bilişim suçları özelinde 3 şekilde karşımıza çıkmaktadır:

  1. Bilişim sistemlerine karşı işlenen suçlar (Yargıtay kararları sınırında ATM’ler)
  2. Bilgisayarın araç olarak kullanıldığı suçlar (Örneğin, dolandırıcılık veya yasa dışı maddelerin internet ortamında satışı),
  3. Bilgisayarın tesadüfen suçun içerisinde bulunduğu durumlardır (Örneğin, uyuşturucu kaçakçılarının ilişkili oldukları kişilerin bilgilerini bilgisayarda saklamalarıdır.).

Birleşmiş Milletler Komisyonu’nun ve Avrupa Birliği’nin birlikte yayınladıkları raporda bilişim suçlarını 6 ana incelenmiştir;

  1. Bilgisayar sistemleri ile sağlanan erişimlere yetki olmadan ulaşım sağlama ve dinleme,
  2. Bilgisayarları sabote etmek,
  3. Bilgisayara aracılığı ile başkalarını dolandırmak,
  4. Yine bilgisayarı kullanarak sahtekarlık yapmak,
  5. Yasal açıdan korunan bir yazılımı, izin almadan deşifre etmek ve kullanmak,
  6. Diğer suç unsurları (Yasaların uygun bulmadığı yayınlar, Pornografik yayınlar, Hakaret içeren kötü paylaşımlar).

Türkiye’deki yasalar çerçevesinde bu dal altında belirli kanunlarla korumalar sağlanmıştır.

1. Bilişim suçları ve sistemlerine karşı işlenen suçlar 1 Haziran 2005 tarihinde yürürlüğe giren 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu (TCK) nun 243-246 maddelerinde düzenlenmektedir. 5237 sayılı Türk Ceza Kanunu’na göre;

  • Sistemi engelleme, bozma, verileri yok etme veya değiştirme: Kişinin bilişim sistemi üzerinden kaydetmiş olduğu kişisel verilerin yok edilmesi veya değiştirilmesinde suç işlenmiş sayılacaktır. Kişi, sisteme erişimini engeller veya erişilmez olarak kılması halinde de suç işlemiş olacaktır. Örneğin; Instagram hesabı üzerinden bir şahsa ait olan hesabın şifresini değiştirerek asıl sahibin hesaba girmesi engellenmesi halinde sistemi engellemiş olacaktır.
  • Bilişim sistemine girme suçu: Kişinin sosyal medya hesaplarına rızası olmadan kullanıcı şifresini değiştirmesi, hesabına girmesi suç oluşturmaktadır. Suçu işleyen kişi, belli hile ve yollarla bilişim sistemine girilmesidir.
  • Yasak cihaz veya program kullanma suçu: Özellikle bilişim suçu işlenilmesi ve suç işlemek için araç kullanmak üzere cihaz ya da programın kullanılması suç olarak belirtilmiştir. Görüldüğü üzere bilişim suçları dört başlık altındadır.
  • Banka veya kredi kartının kötüye kullanılması: Başkasına ait olan kredi ya da bankamatik kartını rızası olmadan ele geçiren ve kart sahibinin rızası olmadan menfaat elde eden kişi, suç işlemiş olacaktır. Bunun yanında kişinin sahte olarak ürettiği bir kredi kartı ya da bankamatik kartı ile menfaat sağlar ise bilişim suçundan ceza alacaktır.

2. 5846 sayılı, 1951 yılında yürürlüğe giren Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu’na göre,

Herhangi bir şekilde dil ve yazı ile ifade olunan eserler ve her türlü şekil ile ifade edilen bilgisayar programları ve bir sonraki aşamada program sonucu doğurması koşuluyla bunların hazırlık tasarımları “ilim ve edebiyat eserleri” içerisinde sayılmaktadır. Bu sebeple kanun koyucu, bilgisayar programlarını “eser” olarak tanımlayarak koruma kapsamına almıştır.

2007 tarihinde kabul edilen 5651 sayılı İnternet Ortamında Yapılan Yayınların Düzenlenmesi ve Bu Yayınlar Yoluyla İşlenen Suçlarla Mücadele Edilmesi Hakkındaki Kanun;

İnternet ortamında işlenen belirli suçlarla içerik, yer ve erişim sağlayıcıları üzerinden mücadeleye ilişkin esas ve usulleri düzenlemektedir. Bu kanuna göre, içerik sağlayıcı internet ortamında sunduğu her türlü içerikten sorumlu kabul edilir. Yer sağlayıcı ise bilgilendirilmesi durumunda ve teknik olarak bilgilenme imkanı bulunduğu ölçüde hukuka aykırı içeriği yayından kaldırmakla yükümlü sayılır.

Sayılan bu kanunlardaki korumalar bazen birbiri ile kesişmektedir. Örneğin, bilgisayar ortamında imzalanacak ve kurulan olan sözleşmenin niteliği ve şartları Borçlar Hukuku konusu olup yazılımların kullanılması ise Fikri Mülkiyet Hukuku konusuna girecektir. Bu da bize bilişim hukukunun tek bir mevzuat altında toplanmadığını ve birçok hukuk dalı ile çalıştığını göstermektedir.

Sonuç

Sonuç olarak günümüzde teknoloji her alana hızla girmeye devam ediyor. Şu anki hüküm ve içtihatların yetersiz kalacağı herkes tarafından kabul edilmekle birlikte çalışmalar ve tartışmalar hızla devam etmektedir. Tekoloji çağı ile birlikte teknolojinin getirmiş olduğu yeni suç tiplerinin de artması kaçınılmaz olacaktır.

Hazırlayan: Gözde TETİK

24 Eylül, 2021

İzmir Avukat, İzmir Avukatları, İzmir Ağır Ceza Avukatları, İzmir Ağır Ceza Avukatı, İzmir Boşanma Avukatı, İzmir Boşanma Avukatları